17 Kasım 2012

Kedi ve Fare Masalı

Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; bir kedi varmış…
Bu kedinin kocaman kulakları, yemyeşil, güzel mi güzel gözleri varmış. Güzel olduğu kadar akıllı da bir kediymiş. Zaten öyle olmasa uzaya araştırma yapmak için gönderilmek üzere, binlerce kedi arasından seçilmezmiş.
Bir takım eğitimlerden sonra kedinin uzaya gönderileceği gün gelmiş, çatmış. Roketin son hazırlıkları yapılırken, kedinin uzayda geçireceği zaman süresince tüketeceği yiyeceği de rokete yüklenmiş.
Ancak kedinin yiyeceği rokete yüklenirken yiyeceklerle birlikte bir fare de yanlışlıkla rokete binmiş. Bu farenin rokette olduğundan fare de dahil olmak üzere kimsenin haberi yokmuş.
Roket ateşlenmiş ve dünya dışına çıkmış. Ve o anda fare yanlış bir yerde olduğunu fark etmiş. Kediye dönüp;
- Burada yalnız kaldık kedi, dönene kadar yemeğini birlikte paylaşalım. Demiş.
Ama kedicik bunu kabul etmemiş.
Fare kediye bir ders vermek istemiş. Roketin iç kısmında kedinin ulaşamayacağı bir bölmeye dişlerini kullanarak kendine bir kapı açmış ve kedinin tüm yiyeceğini oraya taşımış. Yiyeceksiz kalan kedi ise yiyeceğini fare ile paylaşmadığı için çok pişman olmuş.
Fareye seslenen kedi;
-Fare kardeş, ben sana söylediklerim için özür dilerim, düşüncesizce davrandım. Artık bencillik yapmayacağım. Demiş.
Fare, kedinin gerçekten pişman olduğunu görmüş ve yiyeceğin tamamını eski yerine bırakmış. Dünyaya yeniden geri dönene kadar da ikisi birlikte karınlarını doyurmuşlar. Kedi de böylelikle bencilliğin çok kötü bir şey olduğunu, bunun en çok kendisine zarar verdiğini öğrenmiş. Tek öğrendiği bu değilmiş tabii ki… Bir de paylaşmanın önemini öğrenmiş. Paylaştıkça hiçbir şeyin azalmadığını öğrenen kedi ile fare çok sıkı dost olmuşlar…

Hiç yorum yok: