Umurunda mıydı sanki yüreğinin acısı, boş sokaklarda düşüncesizce yürürken...Ben yüreğini hissetmek isterken o boşlukta boğulmayı tercih ettin yalnız başına.
Tektin, yekdin... Kocaman ömrün boyunca.
O kadar çok yıpranmıştı ki yüreğin, dönüp bakmak istemiyordun.
Kendi içine baktığında gördüğün manzara karşısında göz yaşlarını dizginleyemiyordun.
İçinde çiçekler açsın, kelebekler uçuşsun diye güvendiğin insanlara açıyordun içini.
Ama güvendiğin insanlar da içinin harabesini gördüklerinde geri dönüyorlardı.
Tek bir çiçek tohumuna ihtiyacın vardı oysa ki,
Tek bir sevgi tohumuna; harabe yüreğinin...
Açmadın içini kimseye, açamadın kimsesizliğinde.
Yüreğini açtığın kişilerin de kimsesiz bırakmasından korktun.
Ektikleri çiçekleri ezerek gitmelerinden belki de...
Şimdi yalnızsın!
Harabe yüreğine bakmaya korkarak dolaşıyorsun boş sokaklarda
Amaçsızca...
Ve hala yalnızsın!
Harabe yüreğinle başbaşa...
26.05.2010 / 00:34

2 yorum:
belki de yalnızlığa ihtiyacı vardır kişinin, yalnızlıkla mutlu olmaya...
Aslında yalnız kalmamaya, karşısındakilerin desteğine ihtiyacı var. :(
Yorum Gönder