İstanbul’a kar yağarken iki sevgilinin resmini çizdim beynimde. Diğer insanların bakışları buz keserken, onların yürekleri ısıtıyordu üşüyen bedenlerini. Sımsıcacık bakışlardaydı, gülüşlerinin ışıltısındaydı; yüreklerinin çırpınışı. Ayrıldıklarında bile beraber atıyordu yürekleri. Bembeyaz karlar üzerinde ayak izlerini bırakırken hiç üşümüyorlardı; ayrı yürüyor olsalar bile. Yüreklerinin birlikte çırpınışı kuşları bile harekete geçirmişti. Lapa lapa kar düşerken gökyüzünden salınarak, kuşlar cilveleşiyordu onların yüreğinin sıcaklığıyla. Buz gibi şehir, minicik bir kıvılcımla ısınıyordu…
19 Ocak 2010
Sımsıcak…
İstanbul’a kar yağarken iki sevgilinin resmini çizdim beynimde. Diğer insanların bakışları buz keserken, onların yürekleri ısıtıyordu üşüyen bedenlerini. Sımsıcacık bakışlardaydı, gülüşlerinin ışıltısındaydı; yüreklerinin çırpınışı. Ayrıldıklarında bile beraber atıyordu yürekleri. Bembeyaz karlar üzerinde ayak izlerini bırakırken hiç üşümüyorlardı; ayrı yürüyor olsalar bile. Yüreklerinin birlikte çırpınışı kuşları bile harekete geçirmişti. Lapa lapa kar düşerken gökyüzünden salınarak, kuşlar cilveleşiyordu onların yüreğinin sıcaklığıyla. Buz gibi şehir, minicik bir kıvılcımla ısınıyordu…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder