Bir minik kelebekti hayat denilen çiçeğe konan anlar...
06 Mayıs 2009
Vuslat…
Loş, küflü ve sadece boş duvarları olan bir odada başımı ellerimin arasına alıp oturmuş kalmışım bir köşede. Bedenim güneşin doğmasını beklerken, ruhum çoktan kaçıp güneşi aramaya başlamış bile. Bedenim için güneşin doğma vakti yaklaşırken, önümdeki tek engelim beynimdi. Beynim bedenimi azat ettiğinde bitecekti tüm bu arayış. Ben beynimin esiri… Bu esaret bitince ise kurtulacağım gözyaşlarımla yıkanıp küf tutmuş bu duvarlardan. Ruhumdaki senin özgürlüğünün, bedenimdeki yansımalarını yaşayacak yüzümdeki gülümseme figürü. Ben bir türkü tutturacağım yine, umuduna kavuşmuşça. Ellerinin yumuşaklığında kaybolacak hüznüm. Ve gözlerimden bu defa akıttığım umutsuzluğum olacak; bir daha geri getirmemek üzere… Ebedi özgürlüğe, bakışlarının kapalı kapılarımı açması ile kavuşacağım. Tam da gözlerinin hak ettiği gibi. Özgürlüğümün ilk günü tam gece yarısı gözlerinin meydanında buluşmak dileğiyle…
0 yorum:
Yorum Gönder