09 Mayıs 2009

Mutluluk...

Mutluluk neydi? Ne zaman gelirdi, ne zaman giderdi… Neden her geldiğinde bir anda uzaklaşıp giderdi? Ya da neden istisnasız hep seninle gelirdi? Belki ellerindi mutluluk, belki ellerini tutabilmekti. Ya da bakışlarındı, bakışlarının gölgesindeki o eşsiz sohbetindi. Beni sahiplenişindi. Belli etmemeye çalışsan da kıskanışındı. Her ne kadar benimle beraber olmayı uçurum kenarında yürümeye benzetsen de… Kollarının arasına sarışındı veya kollarının arasından hiç kaybetmemek istercesine beni bırakmayışındı. Kollarının arasından kayıp o uçurumdan düşmemeye çalışmamdı belki de benim mutluluğum. Gözlerin, tenin, kokundu mutluluk. Sesin, bana hitap tarzındı ya da beni sevdiğini söylemendi. Gözlerimi kapattığımda seni görmemdi, seni hissetmemdi. Benden çok uzakta olsan da seni hissedebilmekti mutluluk. Sana “sevgilim” diyebilmemdi. Rüyalarımda seni gördükten sonra uyanınca hissettiğim o eşsiz duygunun adıydı. Kimi zaman eski günlerimizi hatırlamamdı. Sana heyecanlı heyecanlı okuduğum bir kitaptan bahsetmemdi. Hayatımı seninle paylaşmamdı mutluluk. Yavaş yavaş o bitmeyecek sandığım korkularımı seninle yenmekti. Aslında sendin hayatımın en büyük mutluluğu…

09.03.2009 / 22:26

2 yorum:

NoEngel dedi ki...

Merhabalar,
Mutluluğu çok güzel dile getirmişsiniz.Emeğinize,yüreğinize sağlık.
Mutlulukla kalın...

Yalnızlık dedi ki...

Gerçekten çok güzel...
Umarım hep mutlu kalırsınız.